Hikâye belki de 17.000 yıl önce Lascaux’da, bir atamızın bir mağaranın içine bacakları havada bir boğa resmi çizmesiyle başladı. Belki de bir optik illüzyondu bu? Binlerce yıl sonra birileri 'camera obscura' ilkesini keşfetti ve o çok eski çağlarda yaşananlar nihayet anlaşıldı.
![]() |
| Tošo-Borković - (Sırbistan) 'Birincilik Ödülü' (34. Uluslararası Hiciv ve Mizah Festivali 2026 Trento, İtalya) |
XXXIV. Uluslararası "Trento Şehri" Hiciv ve Mizah Festivali
"Optik İllüzyonlar" – 30 Ekim - 14 Kasım 2026,
Palazzo Trentini (Via Gianantonio Manci 27).
Açılış: 30 Ekim Cuma, saat 18.00.
Hikâye belki de 17.000 yıl önce Lascaux’da, bir atamızın bir mağaranın içine bacakları havada bir boğa resmi çizmesiyle başladı. Belki de bir optik illüzyondu bu? Binlerce yıl sonra birileri 'camera obscura' ilkesini keşfetti ve o çok eski çağlarda yaşananlar nihayet anlaşıldı.
Hikâye, M.Ö. 400 civarında Platon’un görsel bir hileye başvurarak meşhur mağara alegorisini ortaya atmasıyla devam etti: Nesnelerin —arkalarına yerleştirilen bir ateşin etkisiyle oluşan— gölgeleri mağara duvarına yansıtılıyordu.
Birkaç bin yıl daha ileri saralım: Tek bir saniye içinde yirmi beş fotoğrafı art arda izlediğinizde —işte karşınızda— bambaşka bir optik illüzyon belirir: sinema!
Peki ya bakış açısına göre birbirine zıt iki gerçekliği gözler önüne seren istatistiksel verilere ne demeli?
Ya gerçek yaşımıza meydan okuyarak bize genç bir görünüm sunan estetik cerrahiye?
Ya her şeyin yolunda olduğuna bizi inandırmak için bilgiyi manipüle eden siyasetçilere?
Tüm bunlara rağmen, görsel sistemimizin özelliklerinden ve sınırlarından yararlanan algı oyunlarının tadını çıkarmaya devam edebiliyoruz. Ayrıca, dahice optik illüzyonlar yaratarak bize tekinsiz dünyalar gösteren sanatçılara da minnettar olabiliriz.
Kendi cehaletimiz de bizi inanılmaz görünen şeyleri görmeye sürükleyebilir; ancak burada bilgi imdadımıza yetişebilir.
Bazı inanılmaz olgular, örneğin kuantum fiziği veya moleküler biyoloji ile açıklanabilir. İster medyadan, ister siyasi beyanlardan, ister reklam dünyasından ya da endüstriyel sistemlerden kaynaklansın; yalanın norm haline getirildiği bir çağda, dış görünüşe dayalı bir dünya bizi seçimlerimizin tam bilincinde yaşanacak bir hayattan uzaklaştırır; düşünce özerkliğimizden ve toplumu etkileme gücümüzden koparır.
Bu sergide, dünyamızdaki sayısız optik illüzyonu keşfetme görevini hicivci karikatürcülere emanet ediyoruz; onların röntgen görüşüne, sentez yeteneğine, iğneleyici veya mizahi değerlendirmelerine, kalıpların dışındaki bakış açılarına ve görünen gerçekliği parçalarına ayırıp yeniden yorumlama becerilerine güveniyoruz.
Hiçbir sansürü kabul etmeyen ve tam ifade özgürlüğüne sahip olan hiciv diliyle korunan bu sanatçılar, genellikle mizahın gücüyle, iç içe geçmiş illüzyon katmanlarını gözler önüne serme ve gözlerimizi açma konusunda hem kapasiteye hem de misyona sahiptir.
Bu hiciv karikatürcüleri sayesinde, "Città di Trento" Uluslararası Hiciv ve Mizah Sergisi bizi daha bilinçli, daha eleştirel ve —dolayısıyla— daha özgür kılacak.
Bu içerik PencereMizah tarafından derlenmiştir.
Bu sitede yayımlanan yazı ve görsellerin fikri sorumluluğu eser sahiplerine aittir
