Köksal ÇİFTÇİ, 'Berfin Bahar' dergisinin Nisan 2026 sayısında karikatür yarışmalarına dair bir yazı kaleme aldı. Polemik özellikli söz konusu yazının başlığı 'Karikatür Yarışmaları Ömrünü Tamamladı'.
ÇİFTÇİ yazısında; karikatür yarışmalarının tarihsel olarak sanıldığı kadar köklü olmadığını ve bugün geldiği noktada itibarını kaybetmiş, içi boşalmış bir yapıya dönüştüğünden söz etti. yazdı. ÇİFTÇİ’ye göre sistem artık ömrünü tamamladı.
Köksal ÇİFTÇİ, 'Berfin Bahar' dergisinin Nisan 2026 sayısında karikatür yarışmalarına dair bir yazı kaleme aldı. Polemik özellikli söz konusu yazının başlığı 'Karikatür Yarışmaları Ömrünü Tamamladı'.
ÇİFTÇİ yazısında; karikatür yarışmalarının tarihsel olarak sanıldığı kadar köklü olmadığını ve bugün geldiği noktada itibarını kaybetmiş, içi boşalmış bir yapıya dönüştüğünden söz etti. yazdı. ÇİFTÇİ’ye göre sistem artık ömrünü tamamladı.
İlgili yazıda karikatürün, gazetenin icadıyla birlikte ortaya çıkan modern bir sanat dalı olduğu ancak 1600’lerden 1950’lere kadar geçen süreçte, günümüzdeki anlamında yarışmalara dair herhangi bir kayıt bulunmadığına değiniliyor. Yarışmaların ise ortaya çıkışının İkinci Dünya Savaşı sonrası Avrupa’ya uzandığı belirtiliyor.
Köksal ÇİFTÇİ'nin yazısında konu özetle şöyle dile getirilmiş..
Savaş sonrası sosyal yaşamın gelişmesine katkı sağlamak amacıyla bazı ülkelerde düzenlenen festivallerin bir parçası olarak karikatür yarışmaları da eklendi ve yaygınlaştı. Türkiye’de de 1974’te Akşehir’de düzenlenen Nasreddin Hoca Karikatür Yarışması bu sürecin önemli örneklerinden biri oldu.
ÇİFTÇİ'ye göre bu model uzun ömürlü olmadı, sayısı artan yarışmaların kalitesi düştü. Sürece belediyeler, kurumlar ve medya kuruluşları dahil oldukça işin büyüsü bozuldu. Yüksek ödüller ve yarışma bolluğu, nitelikten çok ödül odaklı bir yarışma kültürü yarattı.
Yıllar önce Turhan SELÇUK’un bu konudaki yaptığı uyarılara da dikkat çekiyor. SELÇUK, denetim mekanizmasının zayıflığı nedeniyle yarışmalarda kopya eserlerin ödül alabildiğini, yetkin olmayan kişilerin sistemin içine dahil olduğunu vurgulamıştı. Bugün gelinen noktada ise sorun yalnızca katılımcı kalitesiyle sınırlı değil. Yarışmaların itibarı, organizasyon yapısı nedeniyle de ciddi şekilde zedelendi. Özellikle yerel yönetimlerin sürece müdahalesi, hem yarışma kriterlerini hem de seçici kurulları tartışmalı hale getirdi.
Yazıda verilen örneklerden biri 2022’de İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen bir yarışma. Seçici kurulun ilk sıralarında karikatür alanı dışından isimlerin yer alması, mesleki yeterlilik tartışmalarını gündeme taşıyor. ÇİFTÇİ, bu tür kurulların verdiği ödüllerin “yok hükmünde” olduğunu söylüyor.
Bir diğer dikkat çekici başlık ise yarışmalara katılan profilin değişmesi. ÇİFTÇİ’ye göre bugün karikatürle doğrudan ilgisi olmayan, farklı mesleklerden kişiler de ödül sistemi üzerinden bu alana dahil oluyor. Bu durum, mesleğin ustalarının yarışmalardan uzaklaşmasına yol açıyor.
Yarışmaların festival kimliğinden kopması da sürecin kırılma noktalarından biri olarak gösteriliyor. Çiftçi, bu kopuşun ardından geleneksel yapının çözüldüğünü, sistemin kontrolsüz hale geldiğini ve çürümenin başladığını ifade ediyor. Bu nedenle pek çok yarışmanın bugün “kimliğini kaybetmiş bir zombi yapıya” dönüştüğünü savunuyor.
Yeni dönemde yapay zekanın da sürece dahil olması, tartışmayı başka bir boyuta taşıyor. Çiftçi, nitelik tartışması olan seçici kurulların yapay üretim ile gerçek eser arasındaki farkı ayırt etmekte zorlanacağını öne sürüyor.
Bu sitede yayımlanan yazı ve görsellerin fikri sorumluluğu eser sahiplerine aittir
The intellectual responsibility of the texts and images published on this site belongs to the authors.
